Teknoloji | Dünya'dan En Yeni Teknoloji ve Donanım Haberleri

Avea mı, Turkcell mi, Vodafone mu?

Filed Under (Teknoloji Haberleri) by admin on 23-10-2008

Tagged Under : , , , , , ,

Türkiye’nin kentsel alanında yaşayan, ekonomik olarak aktif ve çalışan nüfusun yaşam biçimlerinin ele alındığı Tüketici Trend Araştırması’nın üçüncü dönem sonuçları açıklandı.

Ürün kullanım alışkanlıkları, ürün markalarını tanıma düzeyleri, marka tercihleri ve yakın gelecekte ürün ve hizmet satın alma eğilimlerinin anlaşılması, ölçülmesi amacıyla gerçekleştirilen araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.

İnterpromedya tarafından 3 ayda bir periyodik olarak gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’nin kentsel alanında yaşayan tüketiciler ile yapılıyor. Toplam 16 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Konya, Kayseri, Manisa, Samsun, Trabzon) gerçekleştirilen araştırmada kullanıcı eğilimleri de ortaya konuluyor.

15 yaş ve üzeri arası örneklem ile yüz yüze anket tekniği kullanılarak yapılan araştırmada %50,7’si erkek, %49,3’ü kadın olan toplam 1.350 birey ile görüşüldü. Örneklemin %37,3’ü üniversite, % 40,6’sı lise ve % 22,1’i ilköğretim mezunu. Gelir gruplarına göre dağılım oranı ise; %67,3 orta, %21,7 üst ve %11 ise alt gelir grubu şeklinde.

Tüketici Trend Araştırması kapsamında görüşülen kişilerin bireysel teknoloji ürünleri kullanım oranı ise şöyle; % 97,9’u cep telefonu, % 79,5’i internet, %70,6’sı bilgisayar, %36,2’si MP3 çalar, % 20,3’ü paralı TV ve % 17’si LCD/Plazma kullanıyor.

Read the rest of this entry »

Sennheiser FLX 70

Filed Under (Ses Sistemleri) by admin on 14-10-2008

Tagged Under : , , , ,

Birçok cep telefonu kullanıcısı Bluetooth kulaklıklardan beklediğini alamıyor. Ürünlerin ses kalitelerinin istenilen seviyede olmaması ve tasarımları ile tüm kulağı kaplayıp, kullanıcıyı rahatsız etmeleri bunun başlıca sebepleri. Sennheiser bu özellikleri iyi değerlendirmiş olmalı ki, FLX 70 olarak adlandırdığı yeni Bluetooth kulaklık ile piyasaya iddialı bir şekilde girdi. Kullanım rahatlığı ve yüksek ses kalitesi için tasarlanan bu ürün, Bluetooth 2.0, EDR ve eSCO gibi birçok yeni teknolojiyi üzerinde barındırıyor. USB arabiriminden şarj edilebilen FLX70, sahip olduğu FlexFitT teknolojisi sayesinde kullanıcılara rahatsız etmeyen ve kulağı kaplamayan bir yapıda. Üç farklı boyut değeri ile gelen ve kulaktayken kendini unutturan In-Ear silikon kollar, ürünün farklılık yaratmasında önemli bir etkiye sahip. FLX70′e isteğe bağlı olarak kulağı kaplayan bir halkalı sistem de takılabiliyor. Her iki kulakta da kullanılmasının yanında, kapalı kulaklık tasarımı ile dış ortamdaki sesleri (%70′e kadar) engelliyor. Testlerimizde FLX70′den çok memnun kaldığımızı söyleyebiliriz. Sennheiser gerek rahat kullanım, gerek ses kalitesi bakımından kesinlikle üst seviyede bir ürün.

Epson Picturemate Dash

Filed Under (Fotoğrafçılık) by admin on 26-09-2008

Tagged Under : , , , , , ,

Epson’ın foto yazıcıları genellikle başarılı ürünlerdir, ancak bu modele baktığımızda firmanın gerçektende kendini aşmış duruma geldiğini görüyoruz. Tasarımı sayesinde kolayca toparlanıp hemen çanta şeklinde taşınabilir hale gelebilen yazıcının ebatları ve ağırlığı devamlı dolaştırmak için biraz büyükçe ama yine de taşınabilir olmaktan uzak bir ürün değil.

Üzerinde az rastlanan türden 3,6 inçlik bir LCD ekran bulunuyor ve detaylı menü seçenekleri sayesinde ancak çok daha pahalı cihazlarda bulunan foto düzeltme işlemlerini yapmanıza imkan tanıyor. Baskı hızı ortalama 42 saniye olan cihazın baskı kalitesi de fena değil, ancak bazen resimlerin karanlıkta kalan bölgelerinde hafif detay kayıpları olabiliyor. Yine de sonuçlar vasatın üstünde sayılır; üstelik basılan fotolar suya ve çizilmeye karşı son derece dayanıklı çıkıyorlar. Hepsinin de ötesinde, Dash bu rehberdeki seçenekler arasında fiyatı en uygun olanlardan biri, bu yüzden de dikkate değer bir ürün.

AMD İşlemciler İçin Yonga Setleri

Filed Under (Donanım Haberleri) by admin on 21-09-2008

Tagged Under : , , , , , , ,

Intel tabanlı sistemlerde olduğu gibi AMD işlemciler için de iki ana üretici bulunuyor. AMD ve NVIDIA. AMD tabanlı platformlar için hazırlanan ürünlerin pazarlanması ve yerleştirilmesi Intel sistemlerinkine benzerlik taşıyor. NVIDIA üst sınıf, donanım meraklılarına yönelik pazara odaklanırken, AMD’nin daha düşük maliyetli çözümleri orta ve giriş seviyesine yöneliyor. Intel - NVIDIA yonga seti eksenindeki gibi, AMD üst sınıfta NVIDIA’dan daha az varlık gösteriyor. Buna karşın, NVIDIA giriş seviyesi AMD işlemciler için 8×00 serisi yonga setleriyle, Direct X 10 destekli tümleşik grafik yongaları sunarak oldukça agresif davranıyor.

AMD Yonga Setleri

AMD yonga setleri eski ATI Technologies’in tasarım takımlarınca hazırlanıyor. Mevcut tüm AMD masaüstü yonga setleri Athlon 64, Athlon 64 X2, Phenom X3 ve X4 işlemci ürünleriyle uyumlu soket AM2, AM2+ ve AM3 yuvalarını tam olarak destekliyor.

Dört adet AMD ekran kartını çalıştırabilen bir çözüm arıyorsanız veya Crossfire desteğine ihtiyacınız varsa AMD yonga seti seçmelisiniz. AMD Radeon HD ekran kartları ve AMD yonga setli anakartları “Spider” platformu olarak adlandırıyor. AMD’nin SurroundView adlı işlevi ise dört adede kadar görüntü birimini kolayca yönetmeyi sağlıyor.

Aynı zamanda Hybrid CrossFire adlı bir işlev de AMD tarafından sunuluyor. Buradaki fikir alt sınıf bir ekran kartını 780G veya 780V yonga setlerindeki tümleşik ekran kartıyla birleştirmekten geçiyor. Böylece orta seviye bir ekran kartı performansı yakalanmış oluyor.

Eğer AMD tabanlı bir anakart alıyorsanız güney köprüsüne dikkat edin. SB700, eski SB600′den daha yeni bir tasarımdır ve daha çok SATA ve USB 2.0 yuvası sunar. AMD’nin sunduklarından hiçbiri ağ için doğal bir çözüm sunmaz. AMD, Ethernet yongasını seçmeyi üreticilere bırakmayı seçer.

Diğer önemli karar ise işlemci desteğidir. AMD yonga setli anakartlar tüm soket biçimlerini desteklerken, tüm işlemci ailesini desteklemiyor olabilirler. Özellikle AMD 790X/770/780G/780V yonga setlerini baz alanlar ve bunun dışındaki bazı anakartlar 140 Watt güç tüketimli işlemcileri desteklemezler. Üreticiye bağlı olarak 125 Watt güç tüketimli bazı işlemcileri de desteklemeyebilirler.

Sonuç olarak, AMD yonga setleri kararlı çalışıyorlar, ancak bazı belleklerin ufak uyumsuzluk sorunları çıkardığını, 140 Watt’lık işlemci kullanırken bazı oyunlarda sık sık sistemin kararsızlaştığını gördüm. Bu sorunların büyük bölümü ise testlerden sonra çıkan BIOS güncellemeleriyle giderildi.

SSD Diskler

Filed Under (Donanım Testleri) by admin on 13-08-2008

Tagged Under : , , , , , , ,

Mekanik parçalardan oluşan sabit diskler yerlerini Katı Hal Diskleri olarak bilinen SSD’lere bırakıyor. Flash belleklerle benzer prensipte hazırlanan bu ürünleri sabit disklerle kıyaslayarak test ettik.

Bildiğimiz anlamdaki sabit disklerin ömrünün sonuna yaklaşıyoruz. Seri ATA arabirimin sağladığı yüksek hızı şu andaki ürünler karşılasa da, bir sonraki nesilde bunu sağlamakta yetersiz kalacaktır. Üreticiler şimdiden disk, okuma-yazma kafası gibi oynar parçalardan oluşan sabit disklerin yerine koyacak ürünleri buldular.

Yaygınlaşmaları sayesinde kaliteleri artan flash bellekler, artık birkaç GB’lık taşınabilir kapasitelerin yanında, bir bilgisayarın tüm depolama ihtiyacını karşılayacak seviyeye eriştiler. Düşük erişim süreleriyle genel kullanım performansında başarılı olan bu ürünler, eskisi gibi okuma ve yazma hızlarında ağır kalmıyorlar. Böylece sistem içinde kullanım için hiçbir problem kalmıyor.

Nasıl Çalışır ?

Bu ürünler okuma yazma kafası, disk gibi parçalar kullanmıyor, flash belleklere benzetilseler de bazı temel farklılıklar taşıyorlar. SSD içerisinde NAND flash ve DRAM bellek yer alıyor. DRAM’e hızla yayılan veriler, tampon bellek gibi kullanılan bu alan sayesinde hızla kalıcı belleğe aktarılabiliyor. Belirli bir elektrik akımı uygulanarak veriler 0 ve 1 şeklinde hafızaya kaydediliyor. Geleneksel sabit disklerde bu iş biraz daha farklı yürüyor. Şöyle ki, kafanın disk yüzeyine temas etmeden elektrik akımıyla bir manyetik alan oluşturulması gerekiyor. Kafanın ve diskin hareketleriyle farklı yüzeylerdeki verilere erişilebiliyor. Bu da saniyenin binde biri düzeyinde bile olsa bir zaman kaybı yaratıyor. Dolayısıyla SSD diskler veriye ilk erişim açısından büyük avantaja sahip.

Seri ATA’nın birinci neslini destekleyen SSD ürünler 8-32 GB kapasiteye sahipti ve fiyatları binlerce doları buluyordu. Daha sonra üreticilerin sayısı çoğaldı ve şu an PC’lerde kullanılan ikinci nesil SATA arabirimli ürünler, nispeten düşük fiyatlarla satışa sunuldu. Piyasadaki bazı dizüstü bilgisayarlarda kullanılan SSD’lerin performans açısından neler getirdiğini görmek için de, bize bu ürünleri test etmek düştü.

4 adet SSD’yi tek başına test etmek yerine, geçtiğimiz ay test ettiğimiz Western Digital’in ve SSD’lerden Imation’ın ürününü RAID 0 ile birleştirdik. Anakarttaki RAID 0 desteği, iki tane aynı marka ve model sabit diskin okuma ve yazma işlerinde aynı anda kullanılarak kapasitenin ve performansın artırılmasını sağlıyor. Böylece disklerin ulaşabilecekleri tepe performansı da göz önüne serdik.

Elimizdeki ürünler, Samsung’un iki farklı üretim neslini içeriyor. Bunlardan ilki farklı üretim neslini içeriyor. Bunlardan ilki Samsung’un kendi markasıyla ürettiği ürün, diğerleri ise OCZ tarafından kullanılıyor. Samsung’un dışında bir üreticinin ürünleri daha teste katılıyor. Imation, MTRON’un 7000 Pro SSD teknolojisini kullanıyor.

Teknik Açıdan SSD Üstün

Bu ürünlerde yüksek kaliteli flash bellek modülleri kullanıldığından, birçok açıdan geleneksel sabit disklerden üstün teknik özellikler taşıyorlar. Bunların başında şok dayanıklılığı geliyor. Çalışırken 30 G, çalışmadığında ise 250 G şok korumasına sahip sabit disklerin yanında, 1500 G’ye kadar dayanabilen SSD’ler gerek taşınabilir disk, gerek dizüstü depolama birimi olarak kullanmak için de önemli bir avantaj sağlıyor. Özellikle dizüstü severleri sevindirecek bir yanı ise güç tüketiminin oldukça düşük olması, 9-15 Watt arası güç harcayan sabit disklerin yanında, 1 Watt tüketimli SSD’ler pil ömrünü de uzatmalarıyla tercih edebilirler. Kullanıcılar veri ömrünün ne kadar uzun olacağı konusunda çeşitli endişeler taşıyorlar, ancak bu konuda içiniz rahat olsun. Yaklaşık 750.000 saat hatasız çalışma ömrü biçilen sabit diskler, birkaç sene kullanabilmek için uygun olabilirler. SSD’ler bundan daha fazlasını yapıyor ve yaklaşık iki milyon saat hatasız çalıştırılabiliyor. Bu da sürekli kullanılamayan bir sistemde aşağı yukarı 10 yıl ömür anlamına geliyor.

Sonuç

Toplam 4 ürünün katıldığı teste RAID 0′lı sabit disk ve SSD testlerini de ekledik. Sabit disk testlerinin şampiyonu WD VelociRaptor, HDTach sonuçlarında performans açısından kimseye taviz vermediğini bir kez daha gösterdi. Ancak bu, SSD’lerin geleceğin hakimi olmayacakları anlamına gelmiyor. Üçüncü nesil SATA SSD’lerin daha da ileriye gideceği şimdiden belli. 32 MB’lık DRAM tampon belleğe sahip SSD’ler bu konuda pek yetenekli çıkmadılar. Endişe duyulan yazma hızında da OCZ’nin ürünleri SSD’lere güven verecek sonuçlar elde etti. PCMark Vantage testleri ise Intel RanDisk testlerine benziyor ve işletim sistemi açılışı, uygulama yükleme süreleri ve genel disk kullanımı açısından ipuçları veriyor. SSD’ler ciddi bir performans avantajı yakalamış durumdalar. Tek dezavantaj Windows Media Center testinde görülüyor. Bunun sebebi ise büyük boyutta medya dosyasının okunup yazılmasından kaynaklanıyor, diğer testler gibi ufak boyutlu dosyalar kullanılmıyor.

Şimdilik SSD’ler güç tüketiminin düşük olmasına gerek duyulan ve ufak boyuttaki verilerle çalışılan ortamlar için uygun. Eğer fiyat/performans peşindeyseniz, SSD’ler gerçekten çok pahalı. Ancak eninde sonunda bu fiyatlar herkesin erişebileceği rakamlara düşecek.

OCZ gibi performanslı seçeneklere yönelen üreticiler, dizüstü üreticilerininde yaygınlaşan kullanımıyla, daha kaliteli ve hesaplı ürünleri seçerek, geleceğe belirleme açısından ciddi bir adım atacaklar.